Hayatımız boyunca birçok insanla ilişki kurarız.
Ailemiz, arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, iş arkadaşlarımız…
Ancak çoğu zaman fark etmediğimiz bir ilişki daha vardır:
Kendimizle kurduğumuz ilişki.
Bu ilişki, düşündüğümüzden çok daha güçlüdür.
Çünkü kendimiz hakkında düşündüklerimiz;
- nasıl hissettiğimizi
- nasıl davrandığımızı
- kendimize ne kadar değer verdiğimizi
doğrudan etkiler.
Psikolojide bu içsel ilişkiyi şekillendiren üç önemli kavram vardır:
Bu kavramlar birbirine benzese de aslında farklı yönleri temsil eder.
Öz Güven Nedir?
Öz güven, kişinin kendi yeteneklerine ve potansiyeline duyduğu inançtır.
Bir insan öz güvene sahip olduğunda şunu düşünür:
“Her şeyi mükemmel yapamam ama öğrenebilirim.”
Öz güven, kendini kusursuz görmek değildir.
Aksine kişinin hata yapabileceğini kabul ederek yine de denemeye devam etmesidir.
Öz güveni yüksek insanlar:
- yeni şeyler denemekten daha az korkar
- başarısızlığı dünyanın sonu olarak görmez
- gelişebileceklerine inanırlar
Bu yüzden öz güven çoğu zaman deneyim ve öğrenme ile gelişir.
Öz Sevgi Nedir?
Öz sevgi, kişinin kendi değerini kabul etmesi ve kendine saygı duymasıdır.
Bu kavram çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Öz sevgi;
- narsisizm değildir
- kendini herkesten üstün görmek değildir
- bencillik değildir
Öz sevgi aslında şu düşünceyi içerir:
“Ben de değerli bir insanım.”
Kendine değer veren bir insan:
- kendi ihtiyaçlarını önemser
- kendine zarar veren ilişkilerden uzak durabilir
- sınır koymayı öğrenebilir
Öz sevgi, kişinin kendini kabul etmesiyle başlar.
Öz Şefkat Nedir?
Öz şefkat, kişinin zor zamanlarında kendine karşı anlayışlı davranabilmesidir.
Çoğu insan hata yaptığında kendine çok sert davranır.
Örneğin:
- “Ben zaten beceriksizim.”
- “Her şeyi mahvettim.”
- “Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.”
Oysa aynı durumda bir arkadaşımıza genellikle şöyle deriz:
“Herkes hata yapabilir. Bu normal.”
Öz şefkat, işte bu yaklaşımı kendimize de gösterebilmektir.
Öz şefkat sahibi insanlar:
- kendilerini daha az sert eleştirir
- hatalardan öğrenmeye daha açık olur
- duygusal olarak daha dayanıklı hale gelir
Bu Üç Kavram Neden Önemlidir?
Öz güven, öz sevgi ve öz şefkat aslında birbirini tamamlayan kavramlardır.
Bu üçü birlikte geliştiğinde kişinin:
- stresle başa çıkma becerisi artabilir
- duygusal dayanıklılığı güçlenebilir
- kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurması mümkün olabilir
Özellikle zor zamanlarda kendine karşı çok sert olmak yerine daha anlayışlı olmak, psikolojik iyi oluş açısından önemli bir rol oynayabilir.
Günlük Hayattan Küçük Örnekler
Bu kavramları günlük hayatta daha kolay anlamak için bazı basit örnekler düşünelim.
Örnek 1 – Sınavdan düşük not almak
Düşük öz güven + düşük öz şefkat:
“Ben zaten başarısız biriyim.”
Daha dengeli bir düşünce:
“Bu sınav iyi geçmedi ama bu benim tamamen başarısız olduğum anlamına gelmez.”
Örnek 2 – Bir hata yapmak
Sert iç konuşma:
“Ben her şeyi mahvediyorum.”
Öz şefkatli yaklaşım:
“Hata yaptım ama bundan bir şey öğrenebilirim.”
Örnek 3 – Kendini başkalarıyla kıyaslamak
Olumsuz düşünce:
“Herkes benden daha iyi.”
Daha dengeli yaklaşım:
“Herkesin güçlü olduğu farklı alanlar var.”
Kendinle Kurduğun İlişki
Çoğu zaman başkalarının bize nasıl davrandığını çok önemseriz.
Ancak kendimize nasıl davrandığımız da en az bunun kadar önemlidir.
Kendine karşı:
olmak, zaman içinde büyük bir fark yaratabilir.
Çünkü psikolojik gelişim çoğu zaman büyük değişimlerle değil,
küçük farkındalıklarla başlar.
✦ PsykoLink, bireylerin düşünce ve duygu süreçlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmak amacıyla geliştirilen bir psikoeğitim platformudur.
Bu tür farkındalık çalışmaları, kişinin kendi düşünce kalıplarını tanımasına ve daha dengeli bakış açıları geliştirmesine yardımcı olabilir.
Yorumlar
Yorum Yap
Yorumlar yükleniyor…